
bir şehir, hüznün denizinde alabora olmuş
ve o hüznün içinde bir kum tanesi gibi hissederken,
hayat bir deniz misali tüm acılarıyla vurur eskimiş köhne duvarlarıma
savrulan yaprakların arasında yırtık bir resim misali sürükleniyorum sağa sola...
her hüzün ayrı yöne vuruyor, ben çaresiz akıntıya bırakıyorum kendimi.
sorguluyorum denizi, dalgaları, neden bana bunu yapıyorsun diye?
ben suskun, dalgalar hırçın, deniz yorgun.
yıllarca bir acının içinde hapsetmiş olduğum yüreğimi açamadım kimselere.
içime attım, yutkundum, bağıramadım, haykıramadım
duyan da olmadı sesimi
içimdeki isyanların sahibini bulamadım
özlemin, hasretin, sevdanın sahibini bulamadım
şimdi sahibini arayan her duygunun tercümanı olmuş kırık dökük mısralarla
yazılmış bu şiirler
hüznün şehrinde yerlerde savrulan, kokusuyla yürekleri yakan
tüm beyaz güllere hediye olsun
bir şehir, hüznün denizinde alabora olmuş
ve o hüznün içinde bir kum tanesi gibi hissederken,
hayat bir deniz misali tüm acılarıyla vurur eskimiş köhne duvarlarıma
savrulan yaprakların arasında yırtık bir resim misali sürükleniyorum sağa sola...
her hüzün ayrı yöne vuruyor, ben çaresiz akıntıya bırakıyorum kendimi.
sorguluyorum denizi, dalgaları, neden bana bunu yapıyorsun diye?
ben suskun, dalgalar hırçın, deniz yorgun.
yıllarca bir acının içinde hapsetmiş olduğum yüreğimi açamadım kimselere.
içime attım, yutkundum, bağıramadım, haykıramadım
duyan da olmadı sesimi
içimdeki isyanların sahibini bulamadım
özlemin, hasretin, sevdanın sahibini bulamadım
şimdi sahibini arayan her duygunun tercümanı olmuş kırık dökük mısralarla
yazılmış bu şiirler
hüznün şehrinde yerlerde savrulan, kokusuyla yürekleri yakan
tüm beyaz güllere hediye olsun